• ustadstrateji@gmail.com
  • Mardin, Konya, İstanbul, Turkey

Suriye Muhalefeti

Paylaşmak için:

Ahmet Akgül:

Yaklaşık 5 yıldan beri dışarıdan aldığı hatırı sayılır desteklerle faaliyetlerini yürüten Suriyeli muhalif gruplar, Tunus’ta başlayıp Mısır’a sıçrayan ve Libya’nın hemen ardından kendisini Suriye’de hissettiren Arap Baharı ile birlikte dikkatleri üzerine toplamayı başardı.

Yedinci ayını dolduran ve resmi olmayan rakamlara göre 5.000 den fazla kişinin hayatını kaybettiği halk hareketlerindeki direnci ayakta tutmayı ve dış desteği arttırmayı hedefleyen Suriyeli muhaliflerin örgütlenme çabaları,  Antalya’da düzenlenen “Suriye’de Değişim”  konferansı ile başlayıp, hemen ardından “Belçika Buluşması” ve İstanbul’da düzenlenen “Suriye İçin İstanbul Buluşması” ile devam etti.

Altı kez gerçekleşen, Sünni Arap ve Kürtler ile Hıristiyan ve Yezidilerin dahil edilmesiyle katılımcı yelpazesinin geniş tutulduğu izlenimi veren bu buluşmalarda katliamlara son verilmesi, reform umudu kalmamış Esed rejiminin değiştirilmesi, Beşşar Esed’in başkanlık görevini bir an önce bırakması gerektiği gibi konulara değinilmiş, muhalefetin saygın bir konuma gelmesi için de konsey ve komite kurulması kararlaştırılmıştı.

Suriye Ulusal Konseyi

Bu kararın ardından kısa zaman aralıklarında yapılan birkaç toplantıdan sonra İstanbul’da Eylül 2011’de “Suriye Ulusal Konseyi” nin kurulduğu ve Suriye muhalefetinin bir meclis çatısı altında toplandığı ilan edildi.

İlan edilen Meclis, yüzde 60`ı Suriye içinden yüzde 40`ı ise Suriye dışından üyelerden oluşacaktı. Suriye dışındaki 72 üyenin isimleri açıklanmış, % 60 a tekabul eden Suriye içindeki 108 kişinin isimleri güvenlik gerekçesi ile açıklanmamıştı.

Denge ve Uzlaşı Sorunu

Bu süreçte pek çok toplantı gerçekleştiren Suriye muhalefetinde dış müdahale gerekip gerekmediği, özerk bölgeler vb. ayrıntılar veya kişi-grup çekişmelerinin yaşanması, “Suriye Ulusal Konseyi”nin kuruluşunu geciktirmişti.

Konseyin kuruluşu ile bu sancılı durumun sona erdiği söylenemez. Her ne kadar bu konsey, Arap, Kürt, Asuri, İhvan, liberal, devrimci, sosyalist grupları içinde barındırıyor ve bunları birer kişi ile temsilen 7 kişilik icra komitesi yürütme görevini üstleniyorsa da 29 üyeli sekreterlik yapısında dengeli bir dağılım olduğunu söylemek güçtür.

İlan edilen 72 ismin büyük çoğunluğunun, uzun bir süredir Suriye dışında ABD ve Avrupa’da yaşayan, yaşantı ve fikirleri ile bulundukları ülkelere entegre olmuş, Esed ailesinin can güvenliklerini tehdit ettiği argümanından beslenerek belirli konumlar elde etmiş kişiler olduğuna dair söylentiler bir yana, kalan % 60 lık isimlerin ne şekilde belirleneceği de muammalığını korumaktadır.

Konsey Güven Sorunu

Sorbonne’de yaşayan Batı yanlısı Burhan Galyun’un  sözcülüğünü yürüttüğü Konseyin ABD tarafından memnuniyetle karşılanması ve Türkiye’den ofis açma izni alması uluslararası camiada tanınırlılığını artıracaksa da, kalıcı olup olmayacağı veya diğer Arap devletlerindeki muhalefet cepheleri gibi sağlıklı sonuçlar üretip üretmeyeceği şüphelidir.

Konsey organizesinde ön plana çıkan bazı isimlerin, Amerika’daki bazı merkezlere üye oldukları, geçtiğimiz günlerde öldürülen Kürt lider Meşal Temo’nun cinayetinin arkasında olabilecekleri ile ilgili suçlamaların her ne kadar Esed yönetiminin iddiası olabileceği düşünülse de gündemde yerini alan bir konu haline gelmiştir.

Buna, süreci izleyen ilgili devletlerin, gelişen Arap baharından esinlenerek kendiliğinden ortaya çıkan Suriye muhalefetini güçlendirip kendi çıkarları istikametinde yönlendirme isteği eklendiğinde, durum daha da karmaşık hale gelmektedir.

Bunun yanı sıra Suriye’de bedeli kanı ile ödemeye devam eden iç muhalefetten kimlerin temsil edileceği ile ilgili bilinmezlik, tek adam vesayetinden kurtulmayı başaracak bir Suriye için sonrasında “Alicengiz oyunu” yapılabileceği tedirginliğini beraberinde getirmiştir.

Yakın Plan

Altı kere ayrı yerlerde toplanan fakat ortak bir ses olmayı başaramayıp, son İstanbul buluşmasında “Suriye Ulusal Meclisini” ilan eden Suriye muhalefetinden kopuşlar yaşanması veya ayrı bir ilanda bulunulmasının uluslararası camianın tepkisine ve muhalefetin de iyiden iyiye zayıflamasına neden olacağından sağlıklı bir karar olmayacaktır.

Bunu yerine, kurulmuş olan Suriye Ulusal Meclisinin ise tüm çıkar kaygılarını bir kenara atıp, sadece Suriye’nin çıkarları için uğraştığını kanıtlaması, % 40 lık kesime bu yukarıda bahsedilen potansiyeli dahil etmesinin yanı sıra % 60 lık iç muhalefetin moral bulmasını sağlayacak güven ortamını sağlaması gerekmektedir.

Aksi takdirde, umutla beslenmeyecek bu direnişin kırılması işten bile değildir ki, böyle bir durumda katliama uğrayacak kesim dışarıdaki diaspora diye tabir edilen % 40 lık kesim değil, iç muhalefet olacak ve direniş Esed güçleri tarafından tamamen bastırılacaktır.

Her şeye rağmen, Esed sonrası süreci yönetecek, Suriye’de tüm toplumlara eşit mesafede kitlesel bir siyasi oluşum ve bu oluşumu sevk ve idare kabiliyeti bulunan lider ihtiyacı hala devam etmektedir.

Böyle bir oluşumun Suriye’den uzun yıllar boyunca kopuk kallmış isimlerden oluşması yerine Esed dönemi boyunca Suriye içinde aktif muhalefete devam eden veya gelişen olaylardan dolayı yakın zamanda zorunlu Suriye dışına itilmiş potansiyelden oluşması şimdilik daha mantıklı görünmektedir.

“Ne Öyle Bir Suriye, Ne de Yeni Vesayetle Yönetilecek Yeni Bir Suriye” istemeyen Suriye halkının,  coğrafi komşusu Türkiye ile devam eden sıcak ilişkisi hesaba katılmalı ve bu potansiyel iyi gözlemlenmelidir.

Bu doğrultuda “Suriye Ulusla Meclisi” nin yapısından hoşnut olmayan Suriye muhalefetinin şimdilik alabileceği en sağlıklı karar, aktif politikayı Esed sonrasında Suriye’de sürdürmek üzere (parti kurma vb.) bir yapılanmayı oluşturmak gibi görünmektedir.

İç muhalefetin benimseyip sahipleneceği şekilde oluşturulacak bir kitle partisinin, hali hazırda yaşanan güven sorununu bir nebze de olsa ortadan kaldıracağı ihtimali bulunmaktadır.

İstanbul’da ilan edilen Suriye Ulusal Meclisini oluşturan Suriyeli muhaliflerin güç dengeleri, başından beri süreci takip eden devletlerin önemsediği bir konu olmuştur.

The Ekonomist dergisinin İstanbul’da ilan edilen Ulusal Meclisin, Türkiye’nin cebinde keklik olmadığını göstereceğine olan inancını belirtmesi, Prof. Burhan Galyun başta olmak üzere, üye yapısının başka ülkelerce memnuniyetle karşılandığının ifade edilmesi bunu göstermektedir.

Başından beri bu durumun farkında olan bazı Suriyeli muhalif grupların atabileceği en iyi ve sağlıklı adım; yeni bir parti yapılanması ve ilanı gibi görünmektedir.

en güvenilir casino sitelericanlı bahis siteleribetisttipobetbetpark
tipobetyouwin destek sitesibetmatik1xbetsüpertotobet girişbetexper7li slot oyunlarımavibet
betistarzbetoleybetbetbootipobet
https://girisf1.com/https://bahistv.xyz/
flaming hotdeneme bonusu veren siteler1xbetoleybetbetboo
bahis forumcanlı casino siteleribetsgiris.xyzbahis siteleritipobetsüperbetin
süpertotobetonwintipobet365slot oyunlarıçevrimsiz bonus veren siteler
betpergirisf1.comtvbahis.xyzbonus veren bahis sitelerilisanslı casino siteleri