Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Dış Politika, Güvenlik ve Terör / İngilizlerin “Kürdistan Raporu” tüm planları ortaya koyuyor!

İngilizlerin “Kürdistan Raporu” tüm planları ortaya koyuyor!

İngilizlerin son 3 aydır bölgedeki aşiretlerle yoğun temas kurduğuna ve hatta satın aldığına dair haberlerin kamuoyunda sıkça tartışılmaya başlandığını vurgulayan USTAD Başkanı Ahmet Akgül, geçmişe ve İngilizlerin bölgeye yönelik hedeflerine iyi bakmak gerektiğini söyledi. Akgül, “İngilizlerin görüşme yapabileceği tek kesim PKK aşiretidir” ifadelerini de kullandı.

USTAD Başkanı Ahmet Akgül konu ile ilgili değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi;

İNGİLİZLER TÜRKİYE’NİN KURULUŞUNDAN BU YANA BÖLGEDE FAALİYETLERİNİ HİÇ AKSATMADI

İngilizlerin son 3 aydır bölgedeki aşiretlerle yoğun temas kurduğuna ve hatta satın aldığına dair haberler kamuoyunda sıkça tartışılmaya başlandı.

Kanaatimce İngilizlerin Güneydoğu ve Doğu illerinde sürdürdüğü faaliyetler son 3 ayla sınırlanacak faaliyetler değil.

Aşiretlerle görüşme meselesi de son 3 ayın meselesi değil.

İngilizler Türkiye’nin kuruluşundan bu yana bir ajanda dâhilindeki faaliyetlerini bu bölgede hiç aksatmadılar.

 

YÜZ YILLIK BİR TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI

Kaldı ki, biz ne düşünürsek düşünelim. İngiliz ajandasında bölge hala müstemleke bakışıyla değerlendirilmektedir. Lozan’da Kürtler için tasarlanan ayrışma planı Müslüman oldukları için azınlık tanımını ret eden ve Türklerden ayrışmayı kabul etmeyen Kürtlere takılmış ve bu yüzden uygulamak istedikleri plan yüz yıllık bir toplum mühendisliği programına bırakılmıştı.

Bunu gerçekleştirmenin öncelikli yolu Müslüman bakışıyla ırkçılığı ret eden Türklerin milliyetçilik damarını yüceltmek ve karşılığında yeni bir Kürt milliyetçiliği tesis etmekten geçiyordu.

Başardılar mı? Kesinlikle plan başarılı.

100 yıl önce İslam’ından dolayı ayrışmayı ret eden ve kardeş olduğunu ifade eden bu iki toplum, zamanla kardeşliği akrabalığa indirgedi. Son 30 yılda alan hakimiyeti arttırılan seküler Kürt hareketiyle birlikte kardeşlik tanımı yerini komşuluk tanımına indirgemiş durumda.

 

İNGİLİZLERİN KÜRDİSTAN RAPORU  TÜM PLANLARI ORTAYA KOYUYOR

Bugün konuşulanları iyi tahlil etmek için geçmişe ve İngilizlerin bölgeye yönelik hedeflerine iyi bakmak gerek.

İngiltere’nin Hindistan Müstemleke Nezareti’nin 1918 tarihli Kürdistan adlı raporunda Kürt aşiretlerin ne şekilde olursa olsun Ermeni yönetimine bağlanmak istemeyecekleri ifade ediliyor. Raporda, Güneydoğu Anadolu’da Kürt yapılanmasının ancak İngiltere’nin yardımıyla oluşturulabileceği ve İngiliz mandasındaki Irak’ın güvenliği için mutlaka Yukarı Mezopotamya’da bir Kürt devletine ihtiyaç duyulduğu açıkça vurgulanıyor.

Hatta bu raporda, bir Arap devleti kurulması durumunda onun kuzeyinde (güneydoğu bölgemiz) Ermenistan’ın güney sınırına kadar uzanan bir tampon devletin İngiliz mandası altında mutlaka kurulması tavsiye ediliyor.

 

İNGİLİZ HİMAYESİNDE BİR KÜRDİSTAN!

Yani, Mezopotamya Arap devleti Basra, Bağdat ve Musul vilayetlerini kapsarken, onun kuzeyi olan Fırat ile doğuda İran sınırı arasında kalan bölgede Diyarbakır, Harput, Bitlis ve Van vilayetlerini içine alacak şekilde İngiliz himayesinde bir Kürdistan öneriliyor.

Bu planın mimarı olan İngiliz ajanı Noel’e göre Kürt grupları İslamcı ve Milliyetçi olmak üzere ikiye ayrılmışlardı. Kuva-yı Milliyeciler İslamcılarla ortak hareket ettiği için buna mukabil İngiltere’de milliyetçilerle işbirliği yapmalı ve bunların kontrolünde kurulacak Kürdistan’ın Kafkasya ve Mezopotamya arasında güçlü bir tampon bölge oluşturacağı ve bu yüzden şimdilik Büyük Ermenistan projesinden bir süreliğine vazgeçilerek Kürtler üzerinde çalışılması gerekiyordu.

 

2048 PLANINDA KÜRTLER FİLİSTİNLİLER İLE AYNI TRADEJİYİ YAŞAYABİLİR

Zaman zaman yazılarımda bölgenin Ermenistan, İran ve İsrail’in komşu olacağı ve Kürtlerin 2048 planında tıpkı Filistinlilerin toprakları için İsraille yaptığı mücadele ve ortaya çıkan trajedinin bir benzerini yaşayacaklarını sürekli tekrar ediyor olmam da bundandır.

Bu yüzden bugünlerde yine ortaya atılan İngilizlerin aşiretlerle görüşmesi meselesi sadece bu güne has bir mesele değildir.

Nasıl ki, o tarihlerde Kuvayı Milliyeci ruha sahip Kürt aşiret ve toplulukları varsa bugün yine vardır.

Nasıl ki, o günlerde İngilizlerle kirli planlar içerisine giren Kürt aşiret ve topluluklar varsa bu günde aynısı söz konusudur.

Aradaki fark 100 yıllık dönemde İslami çizgisinden asimetrik bir şekilde uzaklaştırılıp Türk milliyetçiliğine kaydırılan kesime karşılık beslenen Kürt milliyetçiliğinin biraz daha fazlalaşmasıdır.

Yani avam tabiriyle komşu söylemini kardeş söylemine tercih edenlerin sayısı bu süreçte hatırı sayılır şekilde artmıştır.

 

KÜRTLERİN SAĞDUYUSU GALİP GELECEKTİR

Fakat tüm mühendislik çalışmalarına rağmen, Hendek meselesinde şahit olduğumuz üzere Kürtlerin sağduyusu son anda hep galip gelmiştir ve yine galip gelecektir.

Şunu belirtmekte yarar var ki, İngilizlerin planı 100 yıl ötelemesine rağmen gerçekleştirme şansını azaltan sebep, İslami şuurunu kaybetmemiş Kürtler olduğu kadar aynı zamanda bölgenin %30’unu ihtiva eden Müslüman Arap unsurlarıdır.

 

BİR SONRAKİ AŞAMA İÇİN ARAP UNSURLARI BEZDİRMEYE TABİ TUTUYORLAR

Bu yüzden İngiliz planının bir sonraki aşamaya geçmeye mani Siirt ve Mardin başta olmak üzere tampon olarak gördükleri bölgelerdeki Arap unsurların son zamanlarda göç vesaire gibi bir bezdirmeye tabi tutulmalarını da bununla birlikte okumakta yarar var.

Nitekim 100 yıllık bu planın ilk aşaması olarak Suriye’nin kuzeyinde 80 yıllık süreçte Ayn El-Arab (Kobane), Rasul Ayn gibi Arap şehirler demografik değişime tutulmuş, son PYD enerji koridoru projesi ile de Telabyad Cerablus vb. bölgeler Arap ve Türkmenlerden tahliye edilerek gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır.

 

ERMENİSTAN İSRAİL KOMŞULUĞU OLAN GADDAR BİR PLAN!

Üzücü olan şu ki, ince ince giden ve sonucu Ermenistan İsrail komşuluğu olan böylesi gaddar bir plana sol seküler milliyetçiler baştan razı iken, kalan Kürtler ya haberdar değil, ya da kavmiyetçi duygularını okşadığı için şimdilik ses çıkartmayanlar var.

 

SEKÜLER PKK’NIN KÜRTLERE UYGULADIĞI YÖNTEMİN AYNISI!

Aşiretler konusu açılmışken şuna da değinmekte fayda var.

Kuruluş sürecindeki Türkiye’nin, ilk uğraşı alanlarından birisi bölgenin ayrışmaya mani yerel dinamikleri olan şeyhler, ağalar ve aşiretlerin üzerine gitmesiydi.

Bu süreçte asi görülen ve yeni rejime ayak direyenler tek tek diskalifiye edilirken öte yandan bu rejime itaat eden şeyh, ağa ve aşiretler maddi ve manevi olarak oldukça hızlı imkanlar elde edip büyüdüler.

Meydan bir bakıma asi aşiret ve büyük ailelerden koparılmış fertlerden oluşturulan rejim aşiretine ve çözülme yaşamaksızın rejime tabi aşiretlere kalmıştı.

İlginçtir ama bölgenin son 30 yılında seküler PKK hareketinin Kürtlere uyguladığı yöntemde aynısıdır.

Aşiretlerle uğraşma, onları çözmeye çalışma, çözülen bireyleri kendi ülküsü etrafında birleştirerek yeni bir rejim aşireti oluşturma yöntemi aynı masanın ürettiği yöntem gibi duruyor.

 

İNGİLİZLERİN GÖRÜŞME YAPABİLECEĞİ TEK KESİM PKK AŞİRETİDİR

Yani bu gün için İngilizlerin görüşme yapabileceği tek kesim PKK aşiretidir ve bu aşiret şemsiyesine girmiş ve bu şekilde varlığını sürdürmeyi kabul etmiş aşiretlerdir ki zaten 100 yıl önceden beri bu yapının temelini oluşturan kimselerle görüşme halindeydiler. Bu gün için farklı olan şey, PKK ile birlikte bu sayının artmış olmasıdır.

Onun şemsiyesi dışında derli toplu denebilecek ve bireylerini kendi etrafında tutmayı başarmış çok az aşiret vardır. Bu çözülmeye mıhalmi vb. Arap aşiretlerde dahildir.

Bu durumda İngilizlerin hangi aşiretle görüştüğü şeklinde mercekle araştırma yapmakta, fertleri çözülmüş aşiretlerin savunma içerisine girmesine de gerek yok sanırım.

 

ALGI MÜHENDİSİNİN EMZİĞİ İLE OYALANMAK ZORUNDAMIYIZ?

Sorun şurada..

Ülke olarak sürekli savunma pozisyonunda kalmak veya bir algı mühendisinin ortaya attığı emziği milletçe kullanıp oyalanmak zorunda mıyız?

Batının hesabı belli. Bu hesap şimdiden başlamışta değil.

Önemli olan biz bu hesaplara karşılık neler yapabiliyoruz.

Şu anda attığımız adımlar doğrumu yoksa onların planlarına farkına varmadan hizmet mi ediyoruz?

Veya onlardan önce hangi hamleleri yapabiliyoruz. Buna kafa yormak gerek…

http://www.cafesiyaset.com.tr/ingilizlerin-kurdistan-raporu-tum-planlari-ortaya-koyuyor_475953.html

 

CtXLfTfXgAAtidb

Yoruma kapalı.

Dzenleme alidalmis.tk