• ustadstrateji@gmail.com
  • Mardin, Konya, İstanbul, Turkey
Beyin Fırtınası Toplantıları
USTAD, “Sınırları Birleştiren Diller” Beyin fırtınası

USTAD, “Sınırları Birleştiren Diller” Beyin fırtınası

Paylaşmak için:

Açılış konuşmasını yapan USTAD Başkanı Ahmet Akgül; “Doğu ve Anadolu Bölgesinin ilk düşünce kuruluşu olduklarını, Dünyanın ilgilendiği bölge olan Ortadoğu, Doğu ve güneydoğu ile ilgili herhangi bir konuda el fenerini yakıp uzaktan gördükleriyle yorumlar yapılacağına, projeksiyonun yönünü ters çevirip buradan aydınlatmayı sağlamak istiyoruz. Bölgedeki çok değerli, keşfedilmeyi bekleyen harika analizlere sahip düşünürlerin varlığını biliyoruz. Bu sayede bilgi kirliliği yerine açık ve yalın bilgi akışı olsun diyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana sınır komşularıyla limoni ilişkiler içerinde olan Türkiye’nin, son zamanlarda uygulanan başarılı dış politika ile olumlu bir seyre girdiğini belirten Akgül, “Sınır illerinde yaşayan ve komşu ülkelerle aynı dili konuşan vatandaşlarımızın olduğu dikkate alınarak daha birleştirici ve olumlu sonuçlar alınabileceğini” sözlerine ekledi.

Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Merkezi (USTAD)’ın “Stratejik Tahlil ve Çözüm Yöntemleri-2011” kapsamında gelenekselleştirdiği ve sivil toplum temsilcileri, üniversite, kalkınma ajansı ve eğitim camiası ile basının katılımcı davetli olarak hazır bulunduğu beyin fırtınası toplantısında, Hollanda Mim Vakfı Başkanı Doç. Bahaeddin Budak, Araştırmacı Kürt Yazar Şerefxan Ciziri, Ekrem Akman, Tekin Oruç ve Veysi Demir’in yaptığı beyin fırtınası damgasını vurdu.

Ayrı ayrı yapılan ve ön plana çıkan değerlendirmelerde:

Olumlu ve birleştirici şekliyle:

Dilin Rabbi tanımak, sınırları aşıp ona yakınlaşma veya bütünleşme aracı olduğu,

Kendisini ifade etmek ve derdini hafifletme aracı olduğu,

Tanışma ve kendini tanıtma aracı olduğu,

Bir aidiyet duygusu oluşturarak akrabalarla birleşme aracı olduğu,

Bir kültür ve zenginlik olduğu,

Farsa anlamıyla değerlendirildiğinde gönül (kültür veya din veya inanç) birlikteliği olduğu

Yukarıdaki sava göre İslam’ın ümmetçiliği, Avrupa’nın birliği, Amerikanın çok uzaktaki İsrail’le aynı dilden konuşması buna örnek verilmiştir.

Bir insanın sosyal ve kültürel anlamda varlık nedeni olduğu,

Bir kimlik ve var oluş şeklinde kabul edilmesi gerektiği değerlendirildi.

Olumsuz ve ayrıştırıcı şekliyle ise:

Bir baskı aracı olarak kullanılabildiği,

Tahakküm ve faşizan baskı aracı olarak kullanıldığı,

Kullanım amacına aykırı olarak ayrıştırıcı ve sömürgeci hale dönüştürülebildiği,

Yukarıdaki üç maddeye göre ülkelerin sınırları çizilince, egemenler, dil ve ulusal aidiyetleri dikkate almamışlardır. Bölgenin en kadim halklarından birisi olan Kürtler, klasik sömürgeci yöntemlerle bölünmüş ve parçalanmışlardır

Kriptolu ve casusluk aracı olarak kullanıldığı

Zayıf noktaları kavrama aracı olarak kullanıldığı,

Bu görüşe göre ülkelere görevlendirilen elçilerin o ülke dillerinden eğitim almalarının sebebinin bu olduğu vurgulandı.

Şifre, sömürü ve tahakküm aracıdır.

Bu görüşe göre dil, kendilerini üstün gören, temelinde ırkçılık yapanların kendilerinden olmayanları küçümsediği ve doğal, ulusal haklarını görmemezlikten geldiği bir sömürü aracıdır.

Toplantıda ayrıca: Dilin ortak bir tarih ve kültüre dayanması halinde daha istikrarlı, daha birleştirici olacağı, son zamanlarda komşularla olan ilişkilerde dil faktörünün ne kadar etkili olduğu vurgulandı.

Not: kişisel görüş ve konuşma metinleri resmi web sitesi www.ustad.org.tr de yayınlanaktır.

en güvenilir casino sitelericanlı bahis siteleribetisttipobetbetpark
betistarzbetoleybetbetbootipobet
flaming hotdeneme bonusu veren siteler1xbetoleybetbetboo
bahis forumcanlı casino siteleribetsgiris.xyzbahis siteleritipobetsüperbetin